Sakaryasehri.com
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAM

Güral Porselen

EN ÇOK OKUNANLAR

FETHULLAH GÜLEN'DEN FİRAVUN BENZETMESİ

FETHULLAH GÜLEN'DEN FİRAVUN BENZETMESİ

Tarih 15 Kasım 2013, 12:06 Editör sakaryasehri

Fethullah Gülen, kendisini ziyaret edenlerle gerçekleştirdiği son sohbetinde dersanelerle ilgili tartışmalara dolaylı değindi ve ağır ifadelerde bulundu.


ANKARA(ANKA) – M. Fethullah Gülen yargılanan yaşlı askerlerin serbest bırakılmasından yana olduğunu bildirdi. Gülen “Birileri planlıyor, yapıyor, kapalı kapılar arkasında ‘topuklarını birbirlerine vurdu, karşımızda dimdik durdu bu adamlar, bunlara bunu dedirttik’ diyorlar, fakat bir taraftan da sanki onu camia birtakım elemanlarıyla yaptırıyormuş gibi onlara fısıldıyor, bir taşla iki kuş vurma gibi bir nifak hareketi içinde bulunuyorlar” dedi. Gülen esvabı bilinmeyen bir anda balyoz gibi inen musibetler karşısında sabretmenin asıl mesele olduğuna vurgu yaparken “Firavun aleyhinizdeyse isabetli bir yolda yürüyorsunuz demektir. Karun aleyhinizdeyse isabetli bir yolda yürüyorsunuz demektir, Samiri şayet sizin aleyhinizdeyse isabetli bir yolda yürüyorsunuz. Karun da Samiri de İsrailoğullarındandı” dedi. Hizmet için denize ulaşmaya çalışan ırmak örneğini veren Gülen, “Onun için ara sıra yağmur yağar, rahmet güzel birşey, fakat bazen de işte o loranj bulutlarında oralarda iklim çok sert olduğundan dolayı, yağmur damlaları birkaçı biraraya gelir, bir de şöyle ceviz gibi, fındık gibi, nohut gibi dolular halinde inelim, yere indikten sonra, onlar da rahmettir de bazılarının kafalarına bamm diye düşdükleri zaman birşeye tembih ediyor demektir” dedi.

-ZİYARETÇİLERİYLE SOHBETİNDE DERSANE TARTIŞMASINA DEĞİNDİ-

Fethullah Gülen ziyaretçileriyle sohbetinde son dersane tartışmasına değindi. Gülen'in sohbetinden satır başları ve bazı pasajlar şöyle:
“-Asıl mesele esvabını bilemediğin anda bir balyoz gibi tepene inen musibetler karşısında dişini sıkıp sabretmek. Sabır çok önemli bir şey... İmanı hakiki, ameli salih, sonra hak sonra sebat diyor, bu dördü çok önemli. Allah’a karşı kulluk gibi dört tane hayati esasat. İnsanın manevi yapısını ayakta tutabilecek dört tane esasat denebilir. Meselenin bir diğer bir yanına bakınca, şöyle mi yapsam, böylemi yapsan düşünceye dalmak, ondan ona koşmak, şimdiki frenk ifadesiyle panikleme, çok pozitif olabileceği yerde falsolara fiyaskolara sebebiyet verebilir, sabır insanında bunlar olmaz. Bir çizgiyi belirlemiştir gidiyordur, güçlü akan ırmaklar gibi cereyanın da karşısına gelen kayanın bazen üzerinden geçer, bazın yanından kıvrılır dolaşır, denize doğru, bazen solundan kıvrılır, oradan da önünü kesmişlerse alttan deler geçer, fakat mutlaka denize doğru yürür. Onun sergüzeştisi adına devri daimin gerektirdiği şey odur, deryalara gidip karışma, deryalarda tebahür etme, sonra yeniden tebahhur edip bulutlaşma, pozitif negatif damlalar haline gelme, sonra da rahmet halinde yerlere inme suyun sergüzeştisidir. Hiçbir şey onu bu sergüzeştten alıkoyamaz. Varlık serencamesi demek, kendini bir yüce mefkûreye adamış insanlar, kendi sergüzeştileri içinde bazen böyle ağrı dağı hatta Kaf Dağı gibi dağlar önüne çıkabilir. Fakat Ferhat gibi ‘vur kazmayı, çoğu gitti azı’ kaldı, üstat Necip Fazıl’a ait. Bir yolunu bulup aşılmaz gibi görünen o aşılmaz dağları aşmaya bakmalı...
-Şimdiki yolda az duraklasam mı, az gitsem mi kafamı dinlesem mi, bu tür şeyler zaten sizi istemeyen hareketinizi istemeyen, sevmeyen hazmedemeyen, sindiremeyen insanlarda da esas böyle sabite haline gelen bir şey vardır o da sizi dağınıklığa uğratma ve sizin dağınıklığınızı kendi hesaplarına bir avantaj olarak değerlendirme. Siz ne kadar paniklerseniz karşı tarafa o kadar kendi hesaplarına hareket etme imkânı verirsiniz. Ne kadar kendi stratejileriniz, planlarınıza bağlı kalırsanız, bunu dediler ama zaten bizim burada A planımız yanında B planımız vardı, C planımız vardı, bir de D planımız vardı. Sürekli o cereyanı devam ettirmek suretiyle, karşı taraf önünüzü kesmek istediği yerde siz başka bir damardan, çoktan onların ön kesme yerine, o karakolu, o benzin istasyonunu aşmış olmanız lazım. Onun için günümüzde de rüzgârlar biraz muhalif esiyor, enbiyanın başına esmiş böyle, evliyanın başına esmiş.
-Belanın en çetini en zorlusu Allah’a en yakın olan enbiyayadır, ondan sonra da diğerlerine. Burada mevhumu muhalif olarak böyle kale alınmayan, kendileriyle uğraşılmayan insanlar biraz akıbetlerinden endişe etmelidirler. Çünkü bir yönüyle negatif yandan vilayetin bir emaresidir o, hak dostluğunun emaresidir. Kâfirler, şeytanlar sizinle meşgul oluyorsa, şeytanın güdümünde olan insanlar bazen de hayır adına sizinle meşgul oluyorlarsa sizde bir şey var demektir...
-Kuran’a sünnete aykırı bir tavrınız yoksa insanlığın iftihar tablosundan diğerlerine ondan sonra evliyaya abrara kadar o insanların bu mevzuda serdettikleri delaile aykırı tavrınız yoksa doğru bir yolda yürüyorsunuz demektir. Dünyevi bir beklentiniz yok, hatta yaptığınız hizmet karşılığında karşılığında ‘cennetten bir köşk alın’ dedikleri zaman tiksinti duyma içinizde varsa şayet doğru yolda yürüyorsunuz. Bir meselenizin isabetli olmasına delalet eden böyle bir şey var. Eğer böyle düşünüyor, hareket ediyor, yatıyor kalkıyorsanız doğru bir yolda yürüyorsanız, devam edin. Bir de negatif yönden yürüdüğünüz yolda sizi teyit eden bir şey var. Siz doğru yolda yürüdüğünüz halde bir kesim her şeyi kendine benliğine bağlamış, dünyevi çıkarlara bağlamış, şöyle böyle dünyadan değişik şeyler kotarmaya bağlamış insanlar sizin aleyhinizdeyse şayet hangi zihniyet hangi düşüncede olursa olun isabetli bir yolda yürüyorsunuz demektir.
-Firavun aleyhinizdeyse isabetli bir yolda yürüyorsunuz demektir. Karun aleyhinizdeyse isabetli bir yolda yürüyorsunuz demektir, Samiri şayet sizin aleyhinizdeyse isabetli bir yolda yürüyorsunuz. Karun da Samiri de İsrailoğullarındandı. Onun için ara sıra yağmur yağar, rahmet güzel birşey, fakat bazen de işte o loranj bulutlarında, oralarda iklim çok sert olduğundan dolayı, yağmur damlaları birkaçı biraraya gelir, bir de şöyle ceviz gibi, fındık gibi, nohut gibi dolular halinde inelim, yere indikten sonra, onlar da rahmettir de bazılarının kafalarına bamm diye düşdükleri zaman birşeye tembih ediyor demektir... Dolu düştüğü zaman paniğe kapılma, gelse celalinden cefa yahut cemalinden vefa ikisi de cana sefa. Lütfun da hoş, kahrın da hoş. Samimi bir gönülle hepsi nasıl değerlendirilecek, bunları değerlendirelim. Bunlara sizin hiç ihtiyacınız yoktu ama kendi ihtiyacımı sizin yüzünüze kendime karşı ifade etmiş olabilirim...
-Camiadan ayrılmayın diyor ve zinhar ayrılığa düşmeyin, şeytan ayrılığa düşen ve tek başına karar veren tiranlarla beraberdir. Şeytan kimle beraberse, onun Allah’la beraber olması muhaldir.”

-“CENNETİN KAPILARINI BİLE KAPATABİLİRLER”-

Bu arada bir konuğunun konuyla ilgili onbinlerce mesaj aldıklarını söylemesi ve dersanelerde çalışan Hizmet bağlılarının “İşyerlerimiz kapanırsa ne iş yapacağımıza yönelik endişemiz yok” dediklerini hatırlatması üzerine Fethullah Gülen, “Demek ki oturmuş arkadaşlar. Yani hizmet duygusu düşüncesi itibarıyla yapacakları şeylere karar vermişler. Alternatifleri var. Vallahi cennetin kapılarını bile kapamak isteyebilirler. Bunlar girmesin biz girelim, ya da en azından önce biz girelim. Bunların girmeye hakkı yok diyenler çıkabilir” şeklinde konuştu.

-“YAŞLI PAŞALARI SERBEST BIRAKIRDIM”-

Gülen konuşmasına şu sözlerle son verdi.
“60 ihtilalından bu yana onu da gördük, tokadını gördük, 70 darbesini gördük tokat değil tekmesini yedik. 80 darbesini gördük onun da çiftesini yedik, hepsinden bir şey yedik. Fakat tokat atan, tekme atan, çifte atan şimdi hesapları görülüyor, biz yapmadık onu. Kader hüküm verdi ve kaderin o mevzuda figür olarak kullandığı insanlar onları öyle yaptılar. Ama bana dokunan bir yanı vardı bu yaşlı başlı adamlar orada hesap verince ciğerim yanıyor benim. Elimde bir imkân olsa, ben onların hepsine serbestsiniz... Nasıl yani? Efendimizin Kâbe’yi fethettikten sonra ‘gidin hepiniz serbestsiniz’ dediği gibi. Ne var ki birileri onları planlıyor, yapıyor, topuklarını birbirlerine vurdu, karşımızda dimdik durdu bu adamlar, bunlara bunu dedirttik diyorlar, bir taraftan kapılar arkasında diyorlar, fakat bir taraftan da sanki onu camia birtakım elemanlarıyla yaptırıyormuş gibi onlara fısıldıyor, bir taşla iki kuş vurma gibi bir nifak hareketi içinde bulunuyorlar. Bana yakışmayan şeyler ama, fakat müsaadenizle lütfederseniz bu kadarını da söyleyeyim.”
Gülen’in konuşmasıyla ilgili olarak internet sitesinden yapılan açıklamada da, “Suret-i hak perdesiyle işlenen bu haksızlık ve zulüm karşısında üzüntümüzü bastırmakta zorlanıyoruz” denildi. Bu durumda her zamanki gibi Fethullah Gülen’in imdada yetişip istikamet yolunu gösterdiği belirtilen açıklamada şöyle denildi:
“Muhterem Hocamız kendileri de çok üzülmekle beraber haber duyulur duyulmaz ‘hâcet namazı’ çağrısı yaptı. Biz de ‘Allah’ın bitirdiğini kimse bitiremez ama hâcet namazı kılmalı ki müminler münkirlerin dahi sakınacağı zulme girmesin’ diyerek duaya sarıldık. Duaya sarıldık zira, inanıyoruz ki hazımsızlık ateşini söndürecek ve basiret lütfedecek sadece Allah’tır; zâlime de mazluma da bir ferec vesilesi hâcet namazıdır. Meselenin makuliyet üzere bina edildiğini görseydik, aklî ve mantıkî argümanlar sıralamanın faydalı olabileceğini düşünürdük; fakat, mevzu şeyâtîn-i ins ü cinnin tesvîli olunca, dua dua yakarmak ve ‘Allah kalbleri ıslah eylesin’ demekten başka çare kalmıyor. Bu mülahazalarla hâcet namazına devam etme ve dostlarımızı da buna yönlendirme kararı aldık.
Bu duygu ve düşüncelere uygun bir nağme hazırlamak üzereydik ki muhterem Hocamız 20 dakika kadar sohbet etti ve ‘Eğitime Darbe Planı’ ile alakalı mütalaalarını anlattı.” (ANKA)
(ORH/ÖZK)

Bu haber 412 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google 

Güncel Haberler

Sıcaklık artıyor

Sıcaklık artıyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nce yapılan son değerlendirmelere göre, Türkiye’nin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı,...

Gazze’ye yardım kampanyası

Gazze’ye yardım kampanyası Başbakanlık, İsrail’in Filistin’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği askeri harekatta barınma, açlık, susuzluk ve sağlık ...

BURÇLAR

 

Günlük falınızı Okuyun
 
  Astroloji.org 'un desteğiyle

 

GOOGLE TRANSLATE

Hukuk gibisi var mı25 Temmuz 2014

REKLAM

ANKET

Çözüm sürecini destekliyor musunuz?




Tüm Anketler

REKLAM

Güral Porselen

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Linkler

  • Her hakkı saklıdır.
    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi